Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferi sonrasında ordunun bir bölümünün ayrılarak Yayladağı yöresine yerleşmesinden bu yana yaklaşık 450 yılı aşkın süredir yaşatılan bayramlaşma geleneği hiç değişmedi. Bayramdan bir gün önce, Türkiye'nin dört bir yanındaki aile fertleri büyüklerinin ellerini öpmek bayramda yanlarında olmak için Yeditepe beldesine gelip bayramı burada geçiriyorlar. Bayram Namazından sonra köylüler ilk olarak mezarlıkta kaybettikleri yakınları için Kuran okuyup dua ettikten sonra köy meydanında toplanıyor. Yaklaşık iki bin kişi bu gün de bayram namazı, mezarlık ziyareti ve sonrasında bayramlaşmak için bir araya geldi. Küçük büyük yaşlı genç yaklaşık 2 bin kişi, bir birleriyle tek tek bayramlaştı.
Bu bayramlaşma geleneğinin yüzyıllardır sürdürüldüğünü söyleyen beldenin ileri gelenlerinden Muzaffer Şafak “peygamber efendimizin hadisi şerifine istinaden halkın namazdan sonra mezarlara yeşillik dikerek ve kuran okuyarak yakınlarını rahmetle anıyorlar. Yani halkımız tabiri caiz ise önce ölüsüne bayram yaptırıyor. Böylesine dünyaya örnek olması gereken bir geleneği yaşattığımız için mutluyuz ve halkımıza bunun için teşekkür ediyorum” dedi. Adnan Özdal ise “kendimi bildim bileli bu geleneği yaşarız ve yaşatıyoruz. Binlerce kişi ile bayramlaşıyoruz. Beldemizde kuran okumayı bilmeyen kimse yok her ailenin fertleri mutlaka okumayı bilirler. 1998 yılında Yayladağın ın nüfusunun 5 bin civarında olduğu dönemde 5 bin 800 imam ve müezin çıkmıştır.Buda gösteriyor ki Yayladağı bölgesi Türkiye’de en fazla imam ve müezin yetiştiren bölgedir.
Görme engeline rağmen hafız olmak istiyor
Doğuştan görme engelli olan 13 yaşındaki Beşir Benli Gaziantepte ve Konya’da aldığı eğitimlerle parmaklarıyla dokunarak Kuran’ı kerim okuyabiliyor. Bayram sabahı Babası Hasan Benli ile birlikte nenesinin mezarı başında kuran okuyan Beşir göremediği için üzülmediğini ve bu şekilde kuran okumanın da herkese kısmet olmayacağını bildiği için mutlu olduğunu söyledi. Beşir’in en büyük hayali ise hafız olabilmek..
İlk yorum ekleyen siz olun!